Aşk Yalnız Olmayı Bilmeyen İki Kişinin Kaçışı Mıdır?

“Aşk yalnız olmayı bilmeyen iki kişinin kaçışıdır.”

Bu sözü Before Sunrise filminde Jesse’ den duydum. Bana hem mantıklı hem mantıksız geldi.

Farz ettim ki “Aşk yalnız olmayı bilmeyen iki kişinin kaçışı.”
Yalnız olmayı bilmeyen biri ilişkide nasıl hatalar yapar?
Öncelikle hayatı ve ilişkisi birleşik kümeler halini alır. Hayatının her yerinde o vardır. Her an onunla olmak ister, onunla değilse bile onunla olmanın hayalini kuruyordur. Aşırı fedakardır. Sevgisiyle ve ilgisiyle karşısındakini sürekli yüceltir. Adeta ilahlaştırır. Hata yapmaktan korktuğu için ilişki ile ilgili kararları ve hatta kendisi ile ilgili kararları karşı tarafın vermesini bekler. Bir hata yapıp onu kaybetmek istemiyordur. 

Kıskançlık hastalık şeklini alır. Sevdiği kişiyi herkesten kıskanır buna ailesi, arkadaşları dahil. Çünkü kendisinin hayatındaki diğer herkes artık ikinci plandadır. Ve sevdiğinin hayatındaki herkeste ikinci planda olmalıdır. Boş olan her zaman onun için harcanmalıdır. Zamanla diğer insanlardan uzaklaşır ve kendisini sadece sevdiğine adar. Hayatını onun seveceği ve memnun olacağı şekilde yaşamaya başlar.
Yalnız olmayı bilmeyen kişinin aşkı, aşktan çok bir “adanma”. Ve burada ilişkideki asıl itici güç, aşk değil aslında “korku”. Yalnız kalma korkusu ve onun altında yatan diğer korkular. Değersizlik duygusu, beğenilmeme korkusu, tercih edilmeme korkusu…
Jesse’ye katıldım çünkü yalnız kalmayı, birey olmayı bilmeyen birinin aşkı bundan öteye gidemez. Katılmadım çünkü kendini gerçekleştirmiş birinin aşkı böyle olamaz.
Sağlıklı bir ilişki için, kişinin öncelikle kendi ile kurduğu ilişkinin sağlıklı olması gerekiyor. Öyle olmadığında ilişki de, kendi derininde hangi duygu varsa, onun üzerine kuruluyor. Yalnız olmayı bilmeyenin korku üzerine inşa ettiği ilişki gibi.

 

Bir cevap yazın