Mutluluk ve Anlam İçin Mücadele Etmek

“Geçmişe baktığında, mücadele ile geçen yılların en güzel yıllar oluğunu fark edeceksin.” Freud. Bu söz bana biraz Japonlar’ ın İkigai’sini anımsatıyor. Onların felsefesine göre, sabah yataktan kalkarken bir amacımız olması çok önemli. Genellikle hepimiz yataktan işe, okula gitmek için kalkıyoruz. Ama İkigai bundan bahsetmiyor.

O günkü amacın hayatının anlamı ile, seni mutlu eden şey ile alakalı olmalı. Bu her şey olabilir. Yeni bir müzik dinlemek, çiçekleri sulamak, çocuk bakmak, birine yardım etmek, bir yer görmek, bir film izlemek, kitap okumak, araştırmak, yemek yapmak….Yaptığınız şey hayatınıza bir anlam, amaç ya da mutluluk katmalı. Bunu işi aracılığı ile gerçekleştiren şanslı insanlar da olabilir ama durum böyle değilse kendinize her gün yataktan kalkmak için bir sebep bulmalısınız. Bu sebebi bulurken şu cümle size yardım edebilir mesela: “Anda kaldığım, dünyayı ve zamanı unuttuğumda ne yapıyorum?”

Burada anlatılmak istenen sürekli koşturmak da değil. O gün istediğiniz şey dinlenmek olabilir. Sabah kaliteli ve dinleneceğiniz bir güne uyanabilirsiniz. Sizi neyin dinlendirdiğini seçip ona göre bir gün geçirirsiniz. Klasik müzik? Eve yemek siparişi? Uzun bir banyo? Temiz hava? Ama sürekli boş geçirilen günler oblomovluk statüsünde yerinizi almanızı ve hayatınızın anlamını kaybetmenizi kolaylaştırır.

Freud’un sözüne dönecek olursak mücadele kelimesi dilimizde nedense biraz negatif hisler yaratabiliyor. Zor bir durumun içinde kalmışız gibi hissettirebiliyor. Mücadeleniz mutlu olmak, anlam bulmak ise kulağa olumsuz gelmiyor. Hayata anlam katmak için girilen hiç bir mücadele de bizi mutsuzluğa götürmeyecektir.

Görsel: İgor Morski

Bir cevap yazın